Anasayfa / Genel / Nisan ayı GMYK sonuç metni; Haklarımızdan ve geleceğimizden vaz geçmiyoruz!

Nisan ayı GMYK sonuç metni; Haklarımızdan ve geleceğimizden vaz geçmiyoruz!

DEV TEKSTİL olarak temsilciliklerimizin katılımıyla Nisan ayı Genişletilmiş Merkez Yürütme Kurulu’nu (GMYK) gerçekleştirdik. Derinleşen ekonomik ve siyasal kriz, bir yıldır devam eden pandeminin ağır sonuçları, işçi sınıfına yönelik saldırılar ve bunlarla birlikte yaklaşan 1 Mayıs toplantımızın genel gündemlerini oluşturdu. Ayrıca pandeminin de eklenmesiyle ağırlaşan kriz koşullarında tekstil işkolundaki durum ve sendikamızın görev ve sorumluklarını ele aldığımız GMYK’da, sendikamızın bizzat örgütleyicisi olan SML direnişinin son durumu gözden geçirildi ve farklı sınıf bölüklerinde hali hazırda devam eden direnişler değerlendirildi.
GMYK’mızda yapılan değerlendirme ve alınan kararları kamuoyuna sunuyoruz:
1- Kapitalizmin açmazları büyüyor. Kapitalist sistemin demir yumruğu olan AKP-MHP rejimi içeride baskı ve zorbalığı, dışarıda ise savaş ve saldırganlığı tırmandırarak yarattığı gerilimden beslenme çabası içerisindedir. Gerici ve şoven histeriyi artırmakta, gelinen yerde düzen muhalefeti tarafından çıkan seslere dahi tahammül etmemektedir. Cumhurbaşkanı kararnameleri ile yönetilen Türkiye’de bir gecede birçok şey değişebilmektedir. Geçtiğimiz günlerde gece yarısı İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmış, Merkez Bankası Başkanı değiştirilmiş, Gezi Parkı ne olduğu belirsiz bir vakfa verilmiştir. Ayrıca HDP şahsında Kürt halkının kazanımlarına yönelik saldırılar yoğunlaştırılmıştır. Kürt halkına yönelik gözaltılar, tutuklamalar rutin bir hal almışken, son olarak Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşürülmüş, sabaha karşı mecliste gözaltına alınmış ve HDP’ye yönelik parti kapatma davası açılmıştır.
Tüm bu saldırılara rağmen tek adam rejimine boyun eğmeyenler de vardır. Kadınlar İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkarak, Türkiye’nin dört bir yanında sokaklara akın etmiş ve etmeye devam etmektedir. Kürt halkı baskı ve zorbalığa karşı Newroz’da sel olmuş, meydanları doldurmuştur. Gençlik ise gerici ideolojinin tahakkümünü kabul etmeyerek ses çıkarmaya devam etmektedir.
GMYK olarak yaşanan her siyasal gelişmeleri çalışmaya konu etmek ve çeşitli araçlarla işçi sınıfını aydınlatmak temel sorumluluğumuz olduğunu ortaya koyarak, gerici ve şoven kudurganlığa karşı “işçilerin birliği hakların kardeşliği” şiarını daha güçlü bir şekilde kullanmayı, sınıfın kardeşleşmesini sağlamayı, sermaye iktidarının sefil çıkarlarına dayanak oluşturulan bu politikaların önüne geçecek yegane kural olduğunu hatırlatıyoruz.
Ayrıca, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması gibi kadınların hak eşitliği kazanımlarına karşı saldırılara dur demek ve var olan eylemlere katılmak, olanaklı olduğu yerlerde sendika olarak eylem örgütlemek, tekstil kadın işçiler başta olmak üzere tüm işçi sınıfına kadına yönelik şiddetin, baskının, mobbingin ve gerici uygulamaların karşında durması için GMYK’mız bulunduğu her yerde çalışmalar yürütmeyi önüne koymuştur.

2- Pandemiyle birlikte iyice ağırlaşan ekonomik krizde, işçi sınıfının alım gücü iyice düşmüş, işsizlik artmış ve yoksulluk büyümüştür. Krizin faturasını her defasında işçi ve emekçilere ödeten sermaye iktidarı, karını büyütmeye devam etmiştir. Pandemide kısa süreli durgunluğun ardından tekstil patronları da salgın fırsatçılığıyla ihracat rekorları kırmayı sürdürmüşlerdir. Öyle ki, maske ve koruyucu giysiden 7 ayda 756 milyon dolar gelir elde edildiği ifade edilmektedir. Hazır Giyim İhracatçılar Birliği’nin verilerine göre ise geçtiğimiz hazirandan itibaren sürekli artış eğilimi gösteren ihracat, 2021 Şubat ayında 1 milyar 517 milyon 344 bin dolara ulaşmıştır.
Kapitalistlerin demir yumruğu AKP- MHP iktidarının patronlara sunduğu teşviklerin sonu gelmezken, işçi sınıfı için kullanılması gereken işsizlik fonunu patronların yağmasına açmış, kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin uygulaması, KOD 29 gibi saldırılar işçilerin adete kâbusu olmuştur.
GMYK olarak “Pandemi ve krizin faturasını ödemeyi kabul etmeyeceğimizi” hatırlatarak, yaşanan bu saldırılar karşısında işçi sınıfının topyekûn mücadele etmesinin şart olduğunu belirtiyoruz.

3- Pandeminin geride kalan bir yılına baktığımızda işçiler açlık ile ölüm arasında boğuştuğunu görmekteyiz. Pandemide sermaye iktidarının temel politikası ölüm pahasına çarkların dönmesi olmuştur. Pişkince bunla övünen sermayenin sözcüsü Erdoğan, işçileri bile bile ölüme göndermiştir. Toplum sağlığını sermayenin sağlığına tercih eden AKP-MHP iktidarı, pandemi sürecini yönetememiş ve işçilerin emekçilerin temel taleplerine kulak tıkamıştır. Eriyen kitle tabanından kaynaklı güçlü pozları verme ihtiyacı duyan iktidar yaptığı kalabalık kongrelerle, pandeminin tekrar yayılmasına da sebep olmuştur. Şimdi ise alınan kısmi önlemlerle süreç zamana yayılmıştır. Bir benzeri tablo ise aşıda da karşımıza çıkmaktadır. Zenginler ve AKP çevresi çoktan aşı olmuşken, geri kalan toplumun geneline ise aşı bir türlü ulaşmamaktadır. Şimdiye kadar toplamda iki doz aşı yaptıran kişi sayısı 6 milyonu geçmemiştir.
Pandeminin yayılma hızı göz önünde bulundurularak, bilim insanlarının çığlıklarına kulak verilmelidir. Sosyal ve ekonomik tedbirler alınarak 28 gün tam kapanma ve ardından kademeli açılma sağlanmalıdır.
Bununla birlikte “ücretli izin” talebi halen geçerliliğini korumakla beraber, pandemi için riskli sayılan kalabalık ortamlarda çalışan işçiler aşılama takviminde ön sıralara alınması ve bir an önce işçilerin aşı yapımının başlanması gerekmektedir.

4- Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü olan 1 Mayıs’a az bir süre kaldı. İşçi sınıfının meydanlarda taleplerini haykırdığı ve sermaye sınıfına gücünü gösterdiği gündür 1 Mayıs. Ancak geçtiğimiz yıl 1 Mayıs’ta bir araya gelmemiz, sermaye devleti tarafından pandemi bahanesi ile engellenmeye çalışıldı. Bu yasaklara karşı birçok yerde sendikamızın da öncüsü olduğu eylemler gerçekleştirdik. Bu yıl da gidişat 1 Mayıs’ın iktidar tarafından yasaklanacağını işaret ediyor. Kendilerine gelince “lebaleb” kongreler yapmaktan geri durmayan ve işçileri tıka basa ortamlarda çalışmak zorunda bırakan AKP-MHP iktidarının bu yasakçı tutumunun hiçbir hükmü yoktur.
O nedenle GMYK olarak 1 Mayıs’ın anlam ve önemine uygun bir şekilde geçmesi için bu yıl da elimizden geleni yapacağız. Birleşik, kitlesel, militan 1 Mayıs için, bulunduğumuz her yerde var gücümüzle çaba sarf edeceğimizi ilan ediyoruz.

5- SML direnişi iki ayı aşkındır devam ediyor. SML patronu, işçilerin sendika hakkına tahammülsüzlüğünü işten atma saldırısıyla göstermişti. Sendikamızın üyesi işçiler ise bu saldırıyı kabul etmemiş ve fabrika önünde direniş ateşini yakmıştır. Direnişçi işçiler sadece fabrikanın önünde beklemiyor, her hafta SML patronunun iş yaptığı farklı markaların önüne giderek eylem gerçekleştiriyor, diğer direnişte olan işçilerle dayanışma sergiliyor ve gerçekleşen her eylemde en ön safta yer alıyorlar.
GMYK olarak SML direnişimizin son sürecini gözden geçirdik, yapacaklarımızı değerlendirdik ve Türkiye’nin dört bir yanında devam eden diğer direnişlerle dayanışma vurgusu yaptık. Söz konusu direnişlerin büyütülüp desteklenmesi, birbirleri ile olan dayanışma ve ortak mücadele arayışlarının güçlendirilmesi önemlidir. Bu konuda gösterilen her çaba sendikamız tarafından aktif biçimde desteklenmeye devam edecektir.

6- Toplantımızda son olarak, tartıştığımız gündemler ışığında, sendikamızın yayınları (bülten, web sayfası ve sosyal medya hesapları) ayrıntılı bir tartışmaya konu edilmiştir. Yapılan iş bölümü sonrası toplantımız sona ermiştir.
Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL)
Nisan 2021

Dev Tekstil

Pandeminin ve krizin faturasını ödememek için 1 Mayıs’ta alanlara!

Pandeminin ve krizin faturasını ödememek için 1 Mayıs’ta alanlara! İşçi sınıfı ve emekçiler olarak bu …