Anasayfa / Genel / SENDİKAMIZIN NİSAN AYI GMYK SONUÇ BİLDİRGESİ

SENDİKAMIZIN NİSAN AYI GMYK SONUÇ BİLDİRGESİ

Sendikamız Nisan ayı GMYK toplantısı 3 Nisan da gerçekleşti. Toplantıda önden belirlenen gündemler ekseninde değerlendirmeler yapıldı, kararlar alındı.

-Siyasal gelişmeler ve sınıf hareketinin tablosu GMYK toplantımızın ilk gündemi olarak ele alındı. Sermaye düzeni büyük bir kriz içerisinde. Uluslararası boyutu olan krizin ülkemize yansıması ise kirli savaşın büyütülmesi ve sömürü uygulamalarının artırılması biçiminde yaşanıyor. İşçi ve emekçilerin çalışma koşulları ağırlaştırılıyor, alım gücü daha da düşüyor. Servet ve sefalet kutuplaşması derinleşiyor. Bu duruma tepki gösteren işçi ve emekçileri sindirmek için ise her alanda devlet terörü artırılıyor. Sermaye düzeninin, fiziki saldırılarının yanı sıra ideolojik saldırılarının da yoğunlaştığı bir dönemin içinden geçiyoruz. İşçi sınıfı tam bir gerici kuşatma altındadır. Bu gerçeklik sermayenin sömürü ve baskısına karşı yürütülmesi gereken mücadelenin çok yönlü olması gerektiğini gösteriyor.

Bu gün hayata geçirilmeye çalışılan “güvenceli esneklik”,”kıdem tazminatı” vb. gibi saldırılar ekonomik yönlü saldırılar gibi gözükse de özünde siyasal ve ideolojik yönü ağır basan saldırılardır. Her bir saldırı tek tek  incelendiğinde, sermaye sınıfının siyasal sınıf iktidarını korumak ve güçlendirmek amaçlı olduğu gözükmektedir.

Sermaye sınıfı fabrikalarda ve toplumsal hayatın her alanında hayata geçirdiği sömürü yasalarını daha rahat uygulayabilmek için şovenizm zahirini de etkili biçimde kullanmaktadır. İşçiler fabrikalarda yaşadıkları sorunları ne zaman tartışmaya başlasa, bu sorunların çözümü için bir araya gelse patronlar ve uşakları tarafından “askerlerimiz ölüyor siz neyin derdine düşmüşsünüz” vb. gibi şovenist isteriyi güçlendirecek müdahaleler yapılıyor. Sermayenin hizmetinde olan hükümet ve diğer sermaye partileri vb. de kirli propagandayı yaygın olarak kullanıyorlar.

Sermaye sınıfı kendi yaratığı kirli savaş ve katliamları sonlandırmak bir yana daha da derinleştiriyor. Böylece her türlü krizin faturasını rahatından işçi ve emekçilere kesebiliyorlar.

Bu tablodan çıkışın tek yolu işçi sınıfını, sınıfsal kimliği ekseninde birleştirmek, sınıf çıkarları için mücadelenin içine çekebilmek ve İşçiler arası yaratılan her türlü etnik ve inançsal ayrımlara karşı “işçilerin birliği halkların kardeşliği” mücadelesini büyütmekten geçiyor. Bunu başarabildiğimiz ölçüde sermayenin çok yönlü gerici kuşatmasını yarabiliriz

-Sendikamızın iki GMYK toplantısı arasındaki faaliyeti değerlendirmeye konu edilmiştir. Sendikal faaliyetin güçlendirilmesi noktasında önemli sayılacak bir mesafe kat edildiği söylenebilir. Buna rağmen acil olarak aşılması gereken bir takım zayıflıklar söz konusudur. Bunların başında sendikanın faaliyetlerini merkezileştirmek, düzenli bilgi akışı sağlamak, bazı tanımlı görevleri gerektiği gibi yerine getirememek gibi sorunlarla karşı karşıyayız. Şunun da bilincindeyiz ki bir takım sorunlarımız her zaman olacaktır. Fakat GMYK ve Genel Meclis toplantımızda enine boyuna tartışılmış ve açıklık getirilmiş, aşılması önünde hiç bir engel olmayan sorunların aynı biçimiyle devam etmesi kabul edilemezdir. Yaşadığımız sorunların bir kısmı bu gibi sorunlardır. Çözümü de planlı ve kolektif çalışmayla mümkündür. Devrimci sınıf sendikacılığının temsilcisi olan sendikamızın faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve temsil ettiği anlayışın en geniş işçi ve emekçiye ulaştırılması için üyelerimize ve çalışmamıza omuz veren dostlarımıza büyük görevler düşmektedir.

-Grup TİS sürecinde sona doğru yaklaşılmaktadır. Yetkili sendikalar işçilere karşı patron temsilcisi gibi davranmaktadır. Birçok fabrikada kapalı kapılar ardında yürütülen TİS sürecine karşı tepkiler yükselmektedir. Fazla mesaiye kalmama vb. gibi tutumlar sergilenmektedir. Bu süreçte en ileri çıkışı İnci Plastik işçileri yapmıştır. TİS sürecinde taraf olmak istedikleri için, bürokratik sendikal kast ve patronun saldırılarıyla karşı karşıya kalmışlardır. İnci plastik işçilerinin sınırlı müdahalelerine dahi tahammül edemeyen sendikal kastın tutumu mevcut anlayışların çürümüşlüğünü bir kere daha göstermiştir.

Sendikamız aylar öncesinden Grup TİS sürecinde işçilerin “söz, yetki, karar” haklarını kullanmasını sağlayacak planlamalar yapmıştır. Gelinen aşamada bu planlamalara uygun sınırlı bir pratik ortaya konmuştur. Son dönemecine giren Grup TİS sürecinde, taban inisiyatifini açığa çıkaracak müdahalelerimizi güçlendirmek için yapmamız gerekenler değerlendirilerek karar altına alınmıştır.

-İşkolunun genel tablosu, işveren ve işçi örgütleri değerlendirmeye konu edilmiştir.

Yaşanan krizi fırsata çeviren patronlar kıdemli ve yüksek ücretli işçileri çıkararak yerine daha düşük ücretle işçiler almaktadırlar. Hükümet patronlara yönelik sürekli olarak yeni teşvik paketleri oluşturmaktadır. Son aylarda yaygın kullanılan teşviklerin başında İŞKUR teşvikleri gelmektedir. 6 yada 9 ay boyunca yeni alınan işçilerin maşları İŞKUR tarafından ödenmektedir. Bunun kaynağı ise işsizlik sigortasından sağlanmaktadır. Mevcut t teşvik uygulamaları fabrikalarda işçilerin kıyımına, parçalanmasını neden olurken patronların kasasının daha fazla dolmasını sağlamaktadır. Geçici işçilik, güvencesizlik vb. dayatan uygulamalar yaygınlaştırılmaktadır. Büyük fabrikalarda bu gibi durumlar yaygın görülmektedir. Orta ve küçük ölçekli işletmelerde ise kuralsızlık daha yaygındır. Özellikle mülteci işçiler yoğun bir sömürüyle karşı karşıya kalmaktadır.

Sürekli olarak yeni teşvikler ve işçilerin köleliğini derinleştirecek düzenlemeler isteyen tekstil patronları fiiliyatta her türlü kuralsızlığı uygulamaktadırlar. Diğer yandan da yüksek karlar elde ettiklerini açıklamaktan geri durmuyorlar. Tekstil patronlarının hayata geçirdiği saldırılar sadece örgütsüz yerlerle sınırlı değil. Bu gün birçok örgütlü fabrikada sendikal haklar fiilen kullanılmaz hale gelmiştir. Performans gibi insan onurunu ayaklar altına alan uygulamalar olağan hale gelmiştir. İlgili “işçi” sendikaları “sektörün durumu” bahanesiyle patronların saldırılarına göz yummaktadır.

Sektörde patron ve bazı işçi sendikaları arasında açık bir işbirliğinden söz edebiliriz. Sendikamız, patronların ve işbirlikçi sendikaların sınıfı bölen, parçalayan, örgütlülüklerini işlevsiz hale getiren her türlü uygulamalarına karşı işçilerin taban birliğini yaratmak için mücadele edecektir. Buna uygun örgütlenme modellerinin (komite, işçi birliği vb.)hayata geçirilmesi için çaba sarf edecektir.

-1 Mayıs ve sendikamızın tutumu,  görevleri değerlendirilerek kararlar alınmıştır.

1 Mayıs işçi sınıfının mücadele günüdür. 1 Mayısı, tarihsel anlamı ve devrimci içeriğine uygun olarak gündemleştirmek, sendika temsilciliklerimizin bulunduğu alanlarda bu bakışla süreçlerin örgütleyicisi olmak için gerekli adımlar atılacaktır. 1 Mayıs’la özdeşleşmiş alanların yasaklanması kabul edilemezdir. Yasaklar özünde sınıfın ve ilerici kamuoyunun iradesini teslim almak moral değerlerini yıpratmak için konulmaktadır.

Sendikamız 1 Mayıs alan yasağıyla dayatılan saldırılara karşı mitinglerin 1 Mayıs alanlarında gerçekleştirilmesi için çaba sarf edecektir. Sınıfın geri yanlarına hitab eden her türlü anlayışa karşı mücadele edecektir.

1 Mayıs çağrısını en geniş işçi ve emekçiye ulaştırmak için, işçi toplantıları yapılacaktır. Sanayi havzalarında ve fabrikalarda işçilere 1 Mayıs gündemi taşınacaktır. Merkezi olarak kullanılacak bildiri ve sticker çıkarılacaktır. Yereller kendi özgünlüklerine göre afiş, ozalit vb. başka araçlar kullanacaklardır.

-Sendika yayınlarımız değerlendirmeye konu edilmiştir

Halihazırda yayınlarımızın daha işlevli kullanımı sorunu çözülememiştir. 2 aylık çıkarılan sendika bültenimizin öncü işçilerin eğitim aracına dönüştürülmesi için içeriğinin güçlendirilmesi tartışılmıştır. Sermayenin işçi sınıfına yönelik saldırıları irdelenerek bu saldırılar nedir, işçi sınıfına ne dayatıyor, fabrikalara yansımaları nasıl oluyor, bunlara karşı neler yapmalıyız sorularına güçlü yanıtlar üretmelidir. Böyle bir yayın öncüyü karşı karşıya kalınan saldırılara karşı eğitir ve diğer işçilere daha güçlü müdahale etmesini sağlar.

Bu gibi çalışmaları sendika yayınları üzerinden güçlendirme ihtiyacının altı bir kere daha çizilmiştir. Bu doğrultuda çeşitli planlamalar yapılmıştır. İlk olarak fabrikalarda sıkça karşı karşıya kalınan İŞKUR teşvikleri konusunda bir dosya hazırlanması karara bağlanmıştır. Kreş sorunu vb. araştırılarak yayınlarda işlenmesinin önemi üzerinde durulmuştur. İşçi yazılarının daha fazla alınmasının önemi üzerinde durulmuştur. Bültenin Mayıs- Haziran sayısının planlaması yapılmıştır.

Sendikanın merkezi facebook adresi ve web sayfasının daha etkin kullanılması için temsilciliklerin görevleri tekrar hatırlatılmıştır.

GMYK sendikamızın önüne yeni görevler koymuştur. Kapsamlı değerlendirmeler sonucu saptanan görevlerin bir kısmı yukarıda ifade edilmektedir. Bütün üye ve temsilciliklerimizi GMYK saptadığı görevleri ete kemiğe büründürmek için daha fazla çaba harcamaya davet ediyoruz.

Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası

Merkezi Yürütme Kurulu

08.04.2016

Dev Tekstil

Pandeminin ve krizin faturasını ödememek için 1 Mayıs’ta alanlara!

Pandeminin ve krizin faturasını ödememek için 1 Mayıs’ta alanlara! İşçi sınıfı ve emekçiler olarak bu …