Anasayfa / Genel / Tarihsel ve sınıfsal özüne uygun 1 Mayıs için… KEYFİ YASAKLARA GEÇİT VERMEYELİM!

Tarihsel ve sınıfsal özüne uygun 1 Mayıs için… KEYFİ YASAKLARA GEÇİT VERMEYELİM!

1 Mayıs’ın ön günlerindeyiz. Geride bıraktığımız bir yıl içinde işçi ve emekçilere dönük çok yönlü saldırılar hayata geçirildi. Pandemiyi fırsata çeviren iktidar ve sermaye çevreleri şimdiye kadar hayata geçiremedikleri saldırıları bir bir hayata geçirdiler. AKP İktidarı işçi ve emekçilerden kesilen haraçlardan oluşan fonları fütursuzca sermayeye peşkeş çekti. Keyfi, kuralsız çalışma koşullarını olağan hale getirdiler ve daha da ağırlaştırdılar. Tüm bu saldırıları rahatından hayata geçirmelerini sağlayan koşulları ise kriz ve pandemi üzerinden yarattıkları ve devlet terörü ile perçinledikleri korku ortamında elde ettiler. İşçi ve emekçilerin örgütsüzlüğü (olduğu kadarıyla da zayıf olması) iktidar ve sermayenin saldırılarında daha pervazsız tutum sergilemelerini kolaylaştırdı.

 Böylesi bir ortamda 1 Mayıs’a gidiyoruz. Toplumsal sorunların her geçen gün ağırlaşması ve biriken öfke iktidarın ve sermayenin korkularını artırıyor.  Bunun için her gün yeni yalanlar, keyfi yasaklar, kölelik uygulamalarını ağırlaştıran yasal düzenlemeler vb. devreye sokuyorlar. Toplumun farklı kesimlerinin en ufak hak talebini dahi polis saldırısı ve tutuklama terörü ile bastırmaya çalışıyorlar.

Pandemi bahanesiyle devreye sokulan yasaklar!

Korona salgınının Türkiye de görüldüğünün resmi olarak açıklandığı ilk günden itibaren AKP iktidarı çeşitli “önlemleri” devreye soktu. Bu önlemler göstermelik olmanın ötesine geçmedi. Pandemi koşullarında alınması gereken gerçek önlemleri ise hiçbir zaman gündemlerine almadılar. Tek düşündükleri üretimin devam etmesi, işçi ve emekçilerin kölelik zincirlerinin kalınlaştırılması oldu. Göstermelik sokak kısıtlamaları kararları alırken, fabrikalarda işçi ve emekçilerin hiçbir önlem alınmadan çalışmasını sağladılar. Fabrikalar adeta salgın merkezlerine döndü. Utanmadan birde “fabrikalarda işçilerin maske takmadığı duyumlarını alıyoruz”, “pandemi koşullarında üretimimiz durmadı, hatta bir dizi firmamız yıllık üretimin şimdiden tamamlamış” gibi ifadeler kullandılar. Tüm bu ifadeler gerçek niyetlerinin açık bir göstergesidir. İşçi ve emekçiler için sağlık önlemleri alınmasının, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesinin iktidar ve sermaye için hiçbir önemi yoktur. Onların tek derdi sermayedarların servetlerin katlamasıdır. Aldıklarını ifade ettikleri pandemi önlemleri de sadece üretimin artırılmasına ve krizin faturasının en ağır biçimde işçi ve emekçilere fatura edilmesine dönüktür. Gerçekler bu kadar açık ve nettir.

1 Mayıs’ta keyfi yasakları boşa düşürelim!

İktidar 1 Mayıs’ın ön günlerinde keyfi yasaklarla işçi ve emekçilerin haklı ve meşru taleplerini haykırmalarının ve bunun kitlesel biçimde yapılmasının önünü kesmek için harekete geçmiş bulunuyor. AKP ve MHP kongrelerinin tamamlanmasının ardından hafta sonu yasaklarını tekrar devreye soktular. Önümüzdeki günlerde “pandemi önlemi” adı altında bir dizi keyfi yasağı da devreye sokacaklarının sinyallerini verdiler.

Gerçekler ise bambaşkadır. Pandemi ve toplum sağlığı iktidarın umurunda değildir. Eğer umurlarında olmuş olsaydı 2 haftalık yâda 1 aylık tam kapanma ilan edilir ve tüm çalışanlara ücretli izin hakkı tanınırdı. Bunu yapmadılar, karşılarında güçlü ve örgütlü bir tepki olmadıkça da yapmayacaklar. Tüm bu tablo işçi ve emekçilerin kendi çalışma ve yaşam koşulları için, hakları ve gelecekleri için kitlesel biçimde harekete geçmesi gerekliliğini daha acil bir ihtiyaç haline getirmektedir. İşçi örgütlerinin, devrimci-ilerici güçlerin görevi de birleşik, kitlesel bir mücadelenin zeminini güçlendirmek, işçi-emekçilerin iktidarın ve sermayenin karşısına örgütlü bir güç olarak çıkmasını sağlamaktır. 1 Mayıs bu açıdan önemli bir olanak olarak önümüzde durmaktadır. Tarihsel ve sınıfsal özüne uygun 1 Mayıs kutlamalarını hayata geçirmek tüm ilerici güçlerin en temel sorumluluğudur. Bunun yolu ise keyfi yasaklara karşı durmaktan ve pandemiye karşı gerçek önlemlerin alınması için harekete geçmekten geçiyor.

 “Pandemi önlemleri” adı altında topluma dayatılan keyfi uygulamalara yalanlara kanmadan mücadele hattı oluşturmak, işçi ve emekçileri mücadeleye çağırmak gerçek önlemlerin alınmasının yolunu açacaktır. Keza fabrikalarda, toplu taşıma araçlarında ve hayatın hemen hemen her alanında toplumun geniş kesimleri her gün ölümle burun buruna yaşamak zorunda bırakılıyor. İktidar kendi göstermelik önlemlerini dahi takmıyor “lebaleb” kongreler, toplantılar, yemekler organize ediyor. Toplumun farklı kesimleri hakları için sokağa çıktığında ise pandemi önlemleri yalanına sarılıyorlar. 1 Mayıs içinde aynı hesapları yapıyorlar.

İktidarın ve sermayenin bu hesaplarını birleşik fiili-meşru mücadele ile boşa düşürebiliriz.  Tarihsel ve sınıfsal özüne uygun ve günün ihtiyaçlarına yanıt veren 1 Mayıs süreci de ancak böylesi bir yaklaşımla örgütlenebilir. 1 Mayıs’a konulmak istenen yasağı parçalayacak ortak irade geleceği kazanmanın yolunu açabilir.1 Mayısın kitlesel ve yaygın kutlanmasından feragat etmek ancak, gerçek önlemlerin alınmasıyla yani 2 haftalık ya da 1 aylık kapanma ve tüm çalışanlara ücretli izin verilmesi ile mümkündür. Bunun dışındaki her türlü keyfi yasak tanınmamalı gerçek önlemlerin zemininin oluşturulması için fabrikalarda ve hayatın her alanında bir araya gelen işçi ve emekçilerin kitlesel tepkisi açığa çıkarılmalıdır.

 Devrimci Tekstil işçileri sendikası olarak tüm sendikaları, devrimci ilerici güçleri keyfi yasakları delmek için, sömürü, baskı ve zorbalığa karşı güçlü bir mücadele cephesi oluşturmak için 1 Mayıs’ın tarihsel ve sınıfsal özüne uygun biçimde kutlanması için birlikte mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz.

1 Mayıs yasaklanamaz!

Göstermelik değil gerçek önlemler alınsın!

Saldırılara karşı birleşik mücadeleyi büyütelim!

Dev Tekstil

Pandeminin ve krizin faturasını ödememek için 1 Mayıs’ta alanlara!

Pandeminin ve krizin faturasını ödememek için 1 Mayıs’ta alanlara! İşçi sınıfı ve emekçiler olarak bu …